Ey ruhum

Herkes diyarında muhabbetinde bilmem bizi ne civara yazmışlar.

Öğrencilik bitiriyor… Kapitalizm beni göz kırparak parmak ucuyla çağırıyor.. Mutlu buradaki insanlar diyor! Neye göre kime göre. Mutluluk,
Ciddi misin?
Durdum düşündüm
Sonra aktı yine hayat
Ama ben düşünmeye devam ettim
Baktım
Göremediğim hisleri aradım.
Sabah akşam!
Git gel!
Sadece gözbebeklerim ve beynimle hayatımı yürütmek istiyorum.
Bu ara hep yüzeyde geziyorum.
Ayaklarım ıslanmış, paçamı ıslatan su yavaş yavaş yukarı tırmanıyor
Ama rahatsız etmiyor
Bomboş sarhoş gözler görüyorum sabahları!
Bıkkın yitirilmiş eller görüyorum akşamları!
Direniyorum
Güçlü olmak.
Karekter
Karekterim izin veriyor
Ben de dilediğince izin veriyorum ruhuma
Bu aralar onu azat ediyorum
Topla gel
Sonra bedeniminde gezdir o desenleri renkleri
Beni ben olmaktan çıkarma,
Beni ben kıl
Ey ruhum…

Zıtlıklar yumağı

Şu dünyaya bakıyorum da, bakmaya çekiniyorum doğrusu…
Bugün bir arkadaşın intihar haberi ile biraz da olsa sarsıldım. Çok tanımadığım üniversite yıllarında aynı sıralarda oturduğumuz bir arkadaş.
Ne hissetti de o bedenini atmaya reva gördü.
Ne düşündü
Ben de düşündüm
Dünya kirli bir yer evet bu bir gerçek
Ama mutlu olmak için sebepler silsilesi varken bizler negatifi mevzu bahis ediyoruz.
Şarkılar acılardan söz ediyor, hikayeler kedere boğuyor filmler dramatik.
Olmasın mı?
Olsun…
Gerekli ama gerektiği kadar
Fazlası yok azı zarar çoğu karar
Yakar
Can
Ey can!
Önüme bakıyorum
Tek yol tek ışık
Tekim biliyorum etrafım insanlar dolu ama ben tekim. Hep yek oldum. Beni var eden var gerisi yok. Ben de yokum. Hiçim. Hiç
Ama düşüncelerimle varım, hislerimle burdayım yüreğimle alıyorum avuçlarıma dünyayı..
Açıyorum pencereleri…
Giden ve gelen
Gülen ve ağlayan
Mutlu ve mutsuz
Zıtlıklar yumağı!

İz

Belki bir gün.. Diyen nicesi insan var.
Beklemek
Ne demek
Umudun diğer adı mı acaba?
Bir boşluk
Hayat
Koca bir boşluk
Rotasını kaybetmiş düşünceler
Hep eksik
Belki de tam
Ne farkeder ki?
Acı, mutluluk, hüzün, sevinç
Dört mevsimim bu gece
2020 ye özel.
İlk güne özel
Yeni limanlara selam olsun
İz bırakan olabilicek miyim?
Çalışıyorum.
Bir iz
Derin bir iz…

Neslican Tay

Ahh Neslican…
Bir bahar gibiydin baharların en ötesinde…

Bahar diyorum hüzün çöküyor üstümüze. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımıza. Boncuk boncuk gözleriyle aşk kesiliyor ve damla damla eriyor gözlerimizin önünde. İnce ve derin bir hüzün takılı kalıyor boşlukta. Dramlar, çığlıklar, gözyaşları…

“Bacağım yok ama yaşam sevincim var!” , “Bacağımın kesilmiş olmasının hayatımı etkilemesine izin vermeyeceğim. Ben bir bacaktan ibaret değilim ki… Çok daha fazlasıyım!”
Bu sözlerinle umut oldun tüm insanlığa..

Anneden ıslak gözyaşları süzülüyor kirlenen yeryüzüne 20 Eylülde..

Kim bilir kaç gece hüzün biriktirdin şu şehrin duldasında..Ama hiç eksik olmadı o kocaman gülümsemen.

Neslican, nazlı kızım, ciğerparem!

Bu nasıl hayat? Her şey muamma, her şey içiçe düğüm… Bu komplike bilmecelere karşı dayanmak noktası ne?

Kabir kapısında sönüyor mu hayat şulesi?

Kesinlikle hayır!

Neslican ;
Bugün senin için kalktım ve hazırlandım.

Tüm kadınlar adına hissettim.

Aynanın karşısına geçtim Neslican. Saçlarımı omuzlarıma saldım.

Baktım onlara…

Senin hissettiklerini hissettim.

Makyaj yaptım mesela…

En uçuk şekilde. Gözlerimin üstünü maviye boyadım mesela..

Belki gökyüzüne benzerim diye Neslican.Belki sana benzerim diye..

Sonra sol bacağımı sevdim tıpkı senin dediğin gibi..

Zira sen şimdi göklerdesin. Senin izin kaldı bu hayatta..

Tüm kadınlara 20 yaşında baharının en güzel yıllarında öyle umut oldun ki …

Senin öğrettiğin gibi seveceğiz bu hayatı.

Ölüm aldı seni ama hayat seni asla alamaz bizden…
Seni anlatmak ne zor.

Sen ki güvercinler gibi kanat çırpıp uçansın.Kalbinde ve damarlarında sonsuz aşkı hissederek dualar edendin.

Yolculuğun bereketli olsun.
Neslican’a….

Bağladım bu kez.

Pazartesiyi salıya, geceyi gündüze, kışı bahara bağlayamıyorum.
Kopuk biraz biraz inişler çıkışlar..
Eğimi çok fazla bu hayatımın.
Ne ortası var orda durmak istedikçe aşağı kayıyorum yukarı çıkmak istedikçe çekiliyorum.
Oysa yukarı da ne var kaf dağının ardında cennet bahçesi mi? Bilmem.
Sesini yükseltme!
Gerek yok duyulmasına..
Kaç kaç kaç
Kaç kere daha kaçacaksın?
Biraz uzak olmak istiyorum her bi şeyden..
Gözlerden sözlerden…
Özüm
Çözümdür
Benim çözümüm özümdür.
Gerek yok çözülmeme
Üzülmeme
Gerek yok
Hiç bir şeye gerek yok!
Beni duyan gören bilen tek olan eşi benzeri olmayan Rabbimdir.
Vicdanım
Vicdani kanaatime göre karar vermek istiyorum.

İyi

Gözlerini yukarı kaldır, o upuzun binaların arasından gözucuyla bile olsa göğe dokun…
Eskiler hep Allah yukarıda derlerdi ya o misal… Ama sen yine de Tanrıyı göklere hapsetme, sadece hissetmek adına çevir gözlerini…
Yavaş yavaş kalbine hükmet, bedenine ve her bir zerrene hükmet…
Bir talih ya bu, değiştir talihini
Ama öyle sıradan değil ama öyle basit değil ama öyle isteksiz hiç değil…
İnanıyorsun biliyorum zaten ama daha fazla inanmaya ihtiyacın var bilesin!
Zehri akıt
Bir ağaca
Bir çift ayakabbı bağına
Biraz da boşluğa
…..
Bahar geldi
Yüreğime…
Eylül de mi?
Evet ne farkeder
Bahar yada kış yada yaz yada başka bir mevsim
Ellerimde ipler
Bu kez gerçekten istiyorum
Bu kez gerçekten olsun istiyorum.
İstemek ne demek peki?
İstiyorsan eğer gözlerini karart kimseyi görme düşünme nefessiz bırakma düşünceleri..
Odaklan ama sakince,
Çalış
Ve biraz daha çalış
Geleceği düşünmeden
Geçmişe boğulmadan
Anına kilitle kendini.
Nefesini tut
Yada tutma
Sen bilirsin
Ama tut!
Kaldım
Bir çığ gibi büyüyor
Nasılsın?
İyi.