Çaldılar benliğimizi

Düşünüyorum. Uzun uzun, derin derin… Teknoloji sihirli bir değnek mi? Bulutların üzerinde yürüyen süslü bir gelin arabası mı? Yoksa yüreklerimizi maviliklere bağlayan bir güç mü..? Değilse içimizi ısıtan, kalbimize mutluluk veren, gözlerimize fer, dizlerimize derman olan ne?

Hayal, yaşama bağlanma tutkusu… Belki de bireyi çağlara taşıyan daldan dala konan, uçmakta maharetli bir kuş.. Bu yüzden midir, gökyüzünde nazlı nazlı süzülen bir uçurtma olmayı arzuluyor gönlüm? Kanatlarında umudu, mutluluğu taşıyan, ruhsuz dünyanın bireysel yalnızlığını giderecek gökyüzü ile dost, mor bir ahenkle çiçeklerin hulasasını, çöldeki aşk yıldızıyla buluşturan bir uçurtma… Ne yazık ki üç günlük nefesimizi sanal alana mahkum ettiler. Çaldılar benliğimizi, yüreğimizi.. El koydular masallarımıza, uçurtmalarımıza ve yoksun bıraktılar birlikte kırk yıl hatırlı bir yudum kahve içmekten… 
Girdap ve dehlizlerle dolu olan hayat yolculuğunda nice düşüncelere gebedir beynimiz, kalbimiz. Başrol oyuncu, özne biz miyiz? Orası bir muamma.. Meçhule açılan bir kapıda ufkumuzun çeperlerini aydınlatan şey yalnızca teknoloji midir? Daha da önemlisi teknoloji iddia edildiği gibi mutluluk iksiri midir? 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s