Ölüm;

Gökyüzü bulanık, caddelerde yürüyorum uzun uzun. Hıçkırıklarım derin derin, ağlayışım sessiz sessiz..

Kulağımda çalan hep aynı türkü, hep aynı nakaratlı türküde vuruluyorum. Nakaratın sözleri ölüm, ölüm, ölüm.

İnsanların bakışları dolanıyor ayaklarıma, gözlerim bir yangın yeri. Bir daha ‘amenna’ diyorum. Ölüm, ölüm, ölüm.

Gel bana o halde ey ölüm!

Ve beni meleklerden duyduğumu kendilerine tercüme ettiğim için, kendilerine yabancı sayan insanların arasından kurtar!