Hiç bir şey yapmamanın dayanılmaz cazibesi

Hiç bir şey yapmamanın dayanılmaz cazibesi.. Yapmamak diyorum yapamamak değil.. Bilinçli, istekli, iradeli… Yalnız olabileceğim bir yer arıyorum. Yol almak için çekiyorum kapıyı. Hiç bir göz izi geçmesin üzerimden diye dikiyorum bakışlarımı pabuçlarıma. Omuzlarımı sessizce salıveriyorum. İlerledikçe yorgunluğum azalıyor. Hiç bir şey yapmadan, düşünmeden öylece oturacağım bir bank arayışımdayım. Sadece beş duyumu ve en çok da gözlerimi kullanma niyetindeyim. İlk önce karşı parkta oynayan çocuklara bakıyorum. Laflayan iki sevgiliye, ellerini kenetleyip oturan yaşlı teyzeye. Bakıyorum uzunca. Sonrada kendime. Biraz kuş seslerine kesiliyorum, akan trafiğe, kornalara.. Hiç bir şey yapmıyorum. O kadar zevkli ki.. Çok az süren bu eylemi arada tekrarlıyorum. Yani hiç bir şey yapmamayı. Kabulleniyorum iç sesimin bana haykırdıklarını. Aldığım nefesin göğsüme batmasına izin vermiyorum fakat. Sezen abla diyor ya ben sende tutuklu kaldım. Ben kimde tutuklu kaldığımı bilmiyorum. Ama tutuklu kalıyorum. Beynimin bana oynadığı cilveli bir oyun. Seviyorum tutuklu kalmayı. Kısa bir süre de olsa hiç bir şey yapmamayı. Sonra derin bir nefes alıyorum ve kalabalığa karışıyorum. Ancak şunu iyi biliyorum;bu çağ beni asimile edemeyecek…

Hiç bir şey yapmamanın dayanılmaz cazibesi” için 4 yorum

  1. Çok güzel yorumlamışsınız. Benim gibi hisseden birilerini görmek mutlu ediyor. Özlerin buluşması gözlerin buluşmasından daha kıymetli. Özlerimiz buluşmuş diyeyim o halde 🌸

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s